x
2014 March 05

Don hakkında bilmeniz gerekenler 4.5 100

Son yıllarda yaşadığımız küresel ısınma sonucunda iklim şartlarında bazı dengesizlikler olmakta ve doğal afetler sayı ve şiddet olarak artmaktadır. Meyve/Sebze yetiştirilen alanlar ise zaten var olan soğuk risklerinden daha fazla etkilenmektedir.

Ağaçlarda üşüme isteği özellikle yaprağını döken meyve ağaçlarında cins ve çeşitlere göre değişiklik gösteren "üşüme istekleri" vardır. Kış mevsiminde oluşan bu üşüme isteği arzu edilen bir olaydır. Zira ağaçlar, kışın belli sürelerle üşüme periyodunu geçirmedikleri takdirde ilkbaharda tomurcuklanma, çiçek açma, döllenme ve meyve bağlama süreçlerinde olumsuzluklar olabilmektedir.

Üşüme periyodunun ağaçlar yönünden sağlıklı bir şekilde tamamlanabilmesi için yaz bitiminden itibaren havaların yavaş yavaş soğuması gerekmektedir. Bu durumda ağaçlar da kendilerini gittikçe soğuyan hava sıcaklıklarına hazırlayacaktır. Yani bitki bünyesinde gerekli fizyolojik değişiklikler oluşacak, ağaçlar kışın soğuklarına kendilerini hazırlayacaklardır. Kış dönemindeki bölgeye göre oluşan soğuklardan ve ağaçların üşüme ihtiyacının karşılamasın dan sonra çevre sıcaklığı yeniden yükselecek, ağaçlar da ilkbahar ve yaz şartlarına kendilerini adapte ederek mevsimsel gelişmelerini göstereceklerdir.

Sonbaharda sıcaklıkların düşmeye başlaması, ilkbaharda ise yeniden yükselmesi belirli bir düzen içinde oluşursa meyve ağaçları ve bitkiler bu gelişmelere kendilerini uyarlar ve bundan (üşüme isteklerinin karşılanması açısından) faydalanırlar. Fakat bu süreçte ani sıcaklık değişimleri bitkileri olumsuz etkileyebilir. Bitkilerde soğuk zararları üç dönemde meydan gelir:

1-Sonbaharın gelmesiyle, ağaçların kendilerini yeteri kadar soğuk şartlara hazırlamadan oluşabilecek düşük sıcaklıklarda (Sonbahar erken donları).

2- Kış aylarında her cins ve çeşitten ağacın dayanabileceğinden daha düşük sıcaklıklarda (Kışın aşırı soğuğu).

3- İlkbaharda ağaçların son derece faal ve duyarlı oldukları dönemde oluşabilecek ani değişimler veya düşük sıcaklıklarda (ilkbahar geç donları).

Bu üç riskli dönem içerisinde en yaygın ve şiddetli zarar veren dönem, üçüncü sırada sayılan ilkbahar geç donlarıdır. Örneğin; kış mevsiminde yani ağaçların uyku dönemlerinde elma, erik ve kiraz ağaçları yaklaşık -30°C´ye, armut ve şeftali yaklaşık -25°C´ye dayanabilirken, ağaçlar tomurcuk dönemine gir diklerinde 0°C sıcaklıkta tomurcukların ortalama %12-17´si, -3°C´de ise %60 -80´i zarar görmektedir. Soğuktan/Dondan zarar görme sıklıkla ilkbahar geç donlarından kaynaklanmaktadır.

Don riski nasıl anlaşılır?

Don riski meteoroloji sıcaklıklarını takip ederek ne yazıkki tam olarak anlaşılamaz. Çünkü meteroloji geniş alanlarda ortalama sıcaklık tahmini yapar, çoğu durumda bölgesel olarak don riskleri oluşur. Bu durumu anlamanın en iyi yolu sürekli sıcaklığın ve nemin takip edilmesidir. AYA akıllı tarım teknolojileri kullanılarak akıllı sensörler ile uzaktan takip ve uyarı mümkündür. Bu teknolojiler kullanılarak don riskine karşı tedbirler otomatik olarak alınabilir.

Peki bitkiler neden soğuktan/zirai dondan zarar görürler?

Tüm canlılar gibi bitkilerin bünyelerinde de yüksek oranda su bulunur. Sıcaklığı donma noktasının altına düştüğünde hücrelerdeki suda donar. Donan suyun hacmi artar ve bu nedenle hücre duvarları yırtılır. Böylece hücreler ölürler. Eğer zarar gören kısım; çiçek işe tozlanıp meyveye dönüşemez, dal ise ağacın o dalı kurur, daha da kötüsü ağacın gövdesi ve kökleri ise ağaç tamamen canlılığını kaybeder. Ağaçların kışın oldukça düşük sıcaklıklara maruz kalmalarına karşın zarar görmemelerinin nedeni ise sonbaharda havaların soğuması ile bitkilerin de yapraklarını dökerek, hücrelerindeki su miktarını azaltarak, hücre özsuyunun yoğunluğunu artırıcı tedbirler alarak kendi tedbirlerini almalarıdır.

Bitkiler sonbaharda da soğuğa karşı gerekli hazırlığı yapmadan düşük sıcaklığa maruz kalmaları halinde soğuktan zarar görürler. Kışın her bitkinin dayanabileceği en düşük sıcaklıktan daha aşağıya düşen sıcaklık derecelerinde zarar görürler, ilkbaharda ise havaların ısınması ile bitkiler bünyelerindeki değişikliği kısmen veya tamamen yaptıktan sonra ani sıcaklık düşüklüğünde yine yukarıda açıklandığı şekilde zarar görürler.

Peki dondan nasıl korunabiliriz. Sonraki yazımızda..

Paylaş
Beğen
T-Soft® e-ticaret sistemleriyle hazırlanmıştır.